Bebeklerinizle daha uzun vakit geçirmek için oynadığınızın oyunların onun ilgisini çekmesi çok önemli. Bebeğinizin ilgisi çok kolay dağılabildiği için onun neleri sevdiğini, nelerden hoşlandığını mutlaka gözlemleyin.

Çocuğunuzla nasıl kaliteli zaman geçireceksiniz?

10 kaplan gücünde 1 dakika!

Çocuğun gözlerinin içine bakarak onu gerçekten odaklanarak dinlediğiniz tek bir dakika, gözünüz televizyondayken onu dinlermiş gibi yaptığınız 10 dakikadan çok daha kıymetli.

Çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman demek, bedenen ve ruhen orada olmak demektir. Onunla olduğunuz zaman içinde sadece ona odaklanmak demektir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz bir saatin elli dakikasında elinizdeki cep telefonuyla ilgileniyorsanız, çocuğunuzla değil telefonunuzla kaliteli zaman geçirmiş olursunuz.

Aklınız işte, gözünüz telefonda, sadece bedeniniz çocukla aynı ortamdayken çocukla değilsiniz. Daha da önemlisi, çocuğunuz bunun son derece farkında.

O yüzden çocuğunuzla geçirdiğiniz kısıtlı süre içinde TV’yi kapatın ve cep telefonunu ulaşamayacağınız bir yere kaldırın!

Yaptığınız işlere onu da dahil edin!

Kırılan sandalyeyi tamir ederken, yemek pişirirken, çamaşır yıkarken, arabanın lastiğini değiştirirken, alışveriş listesi yaparken çocuk tablonun neresinde?

Evde yapılması gereken bu tür işlerde genellikle çocuklar sürece dahil edilmez. Hatta çocuğun istiyor olabilirsiniz. Halbuki çocuğun bu işlere dahil olması hem birlikte geçirilen kaliteli zaman, hem çocuğa yeni bir şey öğretmek, hem de küçük yaştan sorumluluk duygusunu kazandırma fırsatı demek.

Örneğin ondan tamir aletlerini uzatmasını isterken, ne yaptığınızı da bir taraftan açıklayabilirsiniz. Makinenin nasıl çalıştığını, lastiğin nasıl değiştiğini, kek yaparken hangi malzemeden ne kadar kullanıldığını, hangi aletin neye yaradığını öğrenmek için büyük bir fırsat bu.

Hatta onun yapabileceği kısımları ona yaptırabilirsiniz. Çocuklar genellikle bunu çok eğlenceli bulur, ayrıca yetişkinlerin yaptığı işlere yardım edince özgüvenleri de bundan olumlu etkilenir. Aranızdaki duygusal ilişki ve bağlar da olumlu etkilenir.

Ayrıca bu süre içinde televizyonun önüne oturtmaktan çok daha faydalı bir iş yapmış olacağınız kesin. Televizyon onun beynini pasif kılar, oysa sizinle birlikte keke attığı her yumurtada matematik becerileri de güçlenir!

Elbette şekeri döktüğünde, vidaları yere düşürdüğünde, bardağı kırdığında nasıl tepki verdiğiniz önemli. Eğer buna tepki veriyorsanız, hiç iş yaptırmayın daha iyi. Ama unutmayın, kir leke dediğiniz yıkarsınız çıkar ama birlikte geçireceğiniz kıymetli zamanı kimse geri getiremez!

Birlikte kitap okuyun!

Birlikte kitap okumak, çocuğunuzla geçireceğiniz en kaliteli zaman dilimlerinden biri. Baş başa kalabildiğiniz, daha sakin bir zaman olduğu için uyku öncesindeki zaman bunun için iyi bir zaman olabilir. Siz ona sesli kitap okuyun, bazen de o size okusun. Kitap okurken durup kahramanla aynı durumda ne hissedeceğini, ne yapacağını sorabilirsiniz. Kitap okumanın kaliteli zaman geçirmek dışında yan faydaları, çocuğun akademik ve duygusal gelişimine de katkı sağlaması.

Çalışmak bir ömür sürer, sarılmak bir dakika!

İşten eve geldiniz, bitik vaziyettesiniz, koltuğa çöktünüz, kumandayı elinize almak üzeresiniz. Tamam tamam, siz de haklısınız! En azından öncesinde çocuğunuza demek, ona içtenlikle sarılmak, öpmek, onu özlediğinizi söylemek, nasıl olduğunu sormak çok zamanınızı almaz. Ama ona sevildiğini hissettirir. Ayrıca sarılmak onun da sizin de fiziksel stresinizi azaltır.

Onların oyunlarını oynayın!

Çocuğunuzun oynadığı oyunları ne kadar biliyorsunuz? Onunla oyun oynuyor musunuz? Bilgisayar oyunları oynuyorsa, kullandığı terminolojiye ne kadar hakimsiniz?

Çocuğun dünyası, gerçeği oyundur. Onun oyunlarını oynamak, aranızdaki iletişimi ve ilişkiyi güçlendirmenin en iyi yollarından biri. Çocuğun oyununu oynamak, onun dünyasıyla ilgilendiğinizi, ona değer verdiğinizi göstermenin en iyi yollarından biridir.

Ayrıca birlikte oyun oynamak onların sizin anne babanın ötesinde insan olduğunuzu, yenilebileceğinizi, insanca duygusal tepkilerinizi görmesi için de bir fırsattır.

Sevgi sözcüklerinden kaçınmayın!

Siz eve geldiğinizde çocuklar çoktan yatmış mı oluyor? Onları sevdiğinizi göstermek için yapabileceğiniz şeylerden biri de, beslenme çantalarına veya defterlerinin arasına onları ne kadar sevdiğinizi gösteren ya da hoşlarına gidecek notlar yazmak olabilir.

Bedenen ve ruhen gerginseniz, yalnız kalmanız daha iyi olabilir!

İşin kaygısı, stresi üstünüzdeyken çocuğunuza karşı daha tahammülsüz olabilir, kolay öfkelenebilirsiniz.

Öyle zamanlarda çocuğa zaman ayırmak yerine, kendiniz için bir şey yapabilirsiniz, çünkü gergin ve endişeli haliniz çocuğa yarardan çok zarar getirebilir. O duygusal halinizi onlara da geçirirsiniz.

Bunun yerine o süre içinde spora gidebilir, arkadaşınızla bir kahve için buluşabilir, odanıza çekilip kestirebilir, meditasyon yapabilir, hava almak için kısa bir yürüyüşe çıkabilir ya da size rahatlatacak başka bir aktivite yapabilirsiniz.

Kendiniz için yaptığınız kaygı giderici faaliyetler sonucunda, gerginliğinizin çocuğa geçmesi olasılığı da azalır. Daha sabırlı, anlayışlı, ilgili olma ihtimaliniz artar. Sonrasında geçireceğiniz 10 dakikalık bir kitap okuma seansı bile, gergin ve verimsiz geçecek bir saatten çok daha fayda sağlayabilir.

En az bir öğün birlikte yemek yiyin!

Gün içinde kahvaltı ve öğle yemeği zamanında birlikte olmanız güç olsa da, akşam yemeği zamanı aile olarak birlikte geçireceğiniz bir zaman olabilir. Aile olarak aynı anda sofraya oturmak birbirinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir. Gün içinde olanları paylaşmak, birlikte gülmek, endişeleri paylaşmak için iyi bir zaman dilimidir.

Onunla sohbet edin!

Çocuğunuzla 5-10 dakika sohbet etmek, nasıl olduğunu, gününün nasıl geçtiğini sormak, ona sarılmak çok çaba gerektirmez, ama çok fark yaratır.

Sohbet ederken siz de kendinizi anlatın. Bazı konularda görüşünü sorun. Bu, paylaşımı her iki taraf için de daha gerçek kılar ve çocuğunuz büyümeye devam ederken bir açık iletişim kültürü de gelişir. Küçükten bunun tohumunu atmak, daha zorlu ergenlik dönemlerinde büyük fayda sağlayabilir!

Bunun da ötesinde, özellikle küçük çocuklarla konuşurken onların yaratıcı, henüz kirlenmemiş bakış açısıyla dünyaya baktığınızda, sohbetten düşündüğünüzden daha fazla keyif alabilirsiniz.

Aslına bakarsanız bunların tümünü yapıyoruz. Ama kendimizi vererek mi? Düşününce hepimiz için belki de yenilenme vaktidir bu yazı…

Sevgiyle kalın…

Yorum ekle

Leave a Replylascia un commento